ASO'nun Güncesi Öne Çıkarılmış

Pandemide Liderlik -Kitabımızın Hikayesi

Tam bir sene oldu. Bu bir yılda hayatımızda çok şey değişti. Sosyal mesafe, yeni normal, uzaktan çalışma, karantina, maske, Zoom yorgunluğu, pandemi, Covid-19 ile hayatımıza girdi.

Artık sarılma, kucaklaşma yok; kapalı ya da açık alanda maskesiz dolaşma yok. Evde buluşmalar bile yasak. “Maske-Mesafe-Hijyen” kendimizi virüsten korumanın kritik üçlüsü. 65 yaş üstü kişiler bir senedir evlerinde, sınırlı saatlerde dışarı çıkabiliyorlar. Orta yaşta dediğimiz bu grup, birdenbire kendini yaşlanmış buldu.

Restoranlar, okullar hatta kafeler hâlâ kapalı. Dışarda bir kahve içmek, yemeğe çıkmak uzun süredir günlük yaşamımızda yok. Aralık 2019’dan itibaren Çin’de vakaların görülmesi, Türkiye’de ilk vakanın 9 Mart 2020’de açıklanması, salgının Avrupa’ya hızla yayılması haberlerini takip ederken, böylesine olağanüstü bir dönemi bizzat yaşayacağımızı hiç düşünmemiştik.

Şu ana kadar dünyada 107 milyondan fazla kişiye virüs bulaştı, iki milyon üç yüz bin kişi hayatını kaybetti…Bir distopya yaşıyor gibiyiz. Kitaplarda okuduğumuz, filmlerde seyrettiğimiz gibi; bir virüsün hayatımızı nasıl değiştirdiğine tanıklık ediyoruz.

Hiçbir şey eskisi gibi değil. Pandemi bize pek çok şeyi öğretti. Nefes almanın, sağlığın, hijyenin önemini; sosyalleşmenin ruhsal yaşamımızı nasıl etkilediğini; günlük yaşamın içinde hiç düşünmeden yapabildiğimiz (yürüme, özgürce dışarı çıkma vb.) aktivitelerin bizi nasıl hayata bağladığını fark ettik.

Bu kitap fikri, işte bu dönemde ortaya çıktı. İş ve özel hayatımızı, ilişkilerimizi, kendimize bakış açımızı göz açıp kapayıncaya kadar değiştiren pandemi döneminin, gelecekte hafızalarda sadece silik bir anı olarak kalmasını istemedim.

Uzun süredir bir kitap hayalim vardı. Aynı zamanda başkanlığını yürüttüğüm PWN İstanbul’da gönüllü olan üyelerimizle, kalıcı bir şeyler oluşturmak da bir başka hayalimdi. Böyle bir dönemde, pandemide liderlerin hikâyelerini, kişisel öğrenilerini ve kurumlarındaki dönüşüm tecrübelerini bir araya getirmenin, paylaşmanın ne kadar heyecan verici olduğunu düşündüm.

Zaten düşünmeye başladığımda, zihnim hızlıca her şeyi kurgulamıştı. Her şeyi hayal edebiliyordum: Liderler iş yaşamında ve sivil toplum dünyasında fikirleriyle ve tarzlarıyla öne çıkmalıydılar. Mutlaka PWN İstanbul’un üyesi olmalıydılar, ki ortaya çıkardığımız kitap ile PWN İstanbul’un misyonuna uygun bir etki yaratabilelim. Kitaba yansıyanlar samimi, içten paylaşımlar olmalıydı. Tüm yazılar; nehir gibi akan, okurun gözünde canlandırabileceği samimiyette ve akıcılıkta kurgulanmalıydı.

Tabii cinsiyet açısından eşit temsil önemliydi, bu prensipler doğrultusunda kadın ve erkek liderler eşit olarak yer alsınlar istedim; öyle de oldu. 15 liderin yer aldığı kitabımızda; 7 kadın, 8 erkek lider bir araya geldi. Enerji, ilaç, otomotiv, hızlı tüketim, gıda, içecek, perakende, danışmanlık, sivil toplum alanlarından 15 lider…Hepsi de PWN İstanbul üyesi; eşitlik elçisi, toplumsal cinsiyet eşitliği konusunda sözü olan liderler…

Bu koşullarda, tüm görüşmelerimizi tabi ki Zoom üzerinden gerçekleştirdik. Liderlerin büyük bir çoğunluğu görüşmelerine evlerinden katıldı. Ofiste görüşme yapan lider sayısı -hafızam beni yanıltmıyorsa üçtü. Tabii ki bir kurgu oluşturmuştuk ama yaklaşık 1-1,5 saat süren görüşmelerde sizler de kitabı okuduğunuzda fark edeceksiniz her liderin söyleşisi ayrı bir enerji ve akışta gerçekleşti.

Böyle bir pandemi sürecine hazır mıydılar? Her ne kadar risk planları yapsalar da, böyle bir dönemi yaşamayı hayal ediyorlar mıydı? Hayatlarında neler değişti? Kurumlarında ne gibi kararlar aldılar? Bundan sonrası, kurumlar ve toplumumuz için nasıl olacak? Gelecek öngörüleri neler? Bu sürecin, onların kişisel yolculuğunda nasıl etkileri oldu? Karantinada, günlük yaşamlarında neleri fark ettiler? Bu ve buna benzer sorularla, liderleri dinledik. Her biri kendilerindeki ve kurumlarındaki değişimi samimiyetle paylaştı. Katılımcı liderlerimiz; eş, çalışma arkadaşı, anne, baba, dost kimlikleriyle pandemi döneminde yaşadıklarını, önemli anları aktardılar.

Keyifli okumalar…

No Comments

    Leave a Reply