Konuk Yazar Uncategorized @tr

Patates Kızartmasına İlan-ı Aşk

An itibariyle instagram ikiye bölünmüş durumda bir tarafta, “işte 78 kırmızı gülüm ve ben, iste sevildiğimin kanıtı, kıskananlar çatlasın” diğer tarafta da “ya ne işimiz olur 14 şubatla şuradan menemeni uzatsana” tayfası. Kırmızı balonlar, güller ve çift resimlerinden geçilmiyor ortalık. “Seni dünden daha çok, yarından daha az seviyorum hayatımın anlamı” gibi işveli edalı cümleler de cabası.

Vay efendim bu tamamen ticari bir gündür falan gibi klişe dertlerim yok, gülcülere gıcığım ama baloncular para kazanıyor diye seviniyorum. Bugün bir demet kırmızı uçan balon 100 TL, sokakta 3 demet alan gördüm – bu aşk kuşunun kimi sevdiğini bilemem ama baloncuyu sevindirdiği için ben de baloncu da onu çok sevdik (bana ne oluyor derseniz ben balon seviyorum). Ben de aynı balon demeti yarın 50 TL’ye düşünce bir baloncuyu sevindirmeyi düşünüyorum.

HappyValentinesDayVector
Her neyse, şimdi bugün herkes birine aşkını ilan ediyor, aşkının kanıtı olarak gelirinin bir kısmını bu güne ayırıyor ya, bence orada bir hata var. O aşkından “öldüğün, onsuz nefes alamadığın” pek şahane varlığa karşı hissettiklerin tamamen hormonlara ait,  hatta evrim teorisine gidecek olursak tamamen içgüdüsel korunma / aile kurma ihtiyacının bir sonucu.

Peki ya patates kızartmasına karşı olan hislerin? Kıyas kabul eder mi? Ne romantizm var ne bir şey ama sadece kokusu bile nikah kıydırmaz mı? Her yediğinde kolesterolünün tavan yaptığını, damarlarının yağ dolduğunu bildiğin halde daha çok yiyesin gelmiyor mu? İlişkilerinin kalp-damar sağlığına zarar verdiği bilimsel açıklamalarla kanıtlanmış olsa kaç çift beraber olmaya devam eder? (entrikalı dizi aşkı yaşamaya çalışan çiftleri tenzih ediyorum, onlar acılı yaşam biçimini seviyorlar) Ama patates kızartması öyle değil, ondan vazgeçilmiyor

Diyelim ki patates kızartması sevmiyorsun (nasıl oluyorsa..?) peki ya rakı-balık masası, pizza? Vitrine burnunu yapıştırıp baktığın, bıkmayıp internetten resimlerine baktığın ayakkabı, saat, üst-baş? Bunlara karşı hislerine ne demeli? Kırmızı gülleri, aşk sözlerini esas hak eden rakı-balık sofrası değil mi? Meze, kavun-peynir, “hadi o zaman şerefeee” daveti ve bardak tıkırtılarından güzel aşk mı var? Maaşının yarısını verip aldığın kazaktan mı daha kolay vazgeçersin 2 aylık sevgilinden mi? (hormonlar gün gelip bitecek ama o kazak seni en az 2 yıl ısıtır) Pizza desen her istediğinde en geç 45 dakika sonra kapında, hangi sevgili sana her an maksimum 45 dakika uzaklıkta? O çok isteyip aldığın saat mesela, diyelim ki bugün güller aldığın “hayatının anlamı” saatini kırdı, hatta kaybetti, sence onu eskisi gibi sevmeye devam edebilir misin? Hiçbir şey eskisi gibi olabilir mi?

Olamaz. Patates kızarmasına, rakı-balık sofrasına, hayalinizdeki saate duyulan aşk hormonel değildir, kalıcıdır, yaşamın ta kendisidir. Bugün sevgilinizle kafayı bozup patates kızartmasını ihmal etmeyin. O hep vardı, hep olacak. Yanınızdaki için aynısını söyleyemeyiz.

sevgiler

İlayda Başer

http://www.birbloggerdegil.com

No Comments

    Leave a Reply