ASO's Diary Çeşitlilik ve Yetenek Yönetimi Öne Çıkarılmış Uncategorized @tr

Örtülü Önyargılarınızın Farkında Olmak ve Azaltmak için 5 Adım

Örtülü Önyargılarınızı Farkında Olmak ve Azaltmak için 5 Adım

 

 

Hepiniz bilirsiniz, Türkiye’de tüm gördüğümüz çekik gözlüleri Japon sanırız. Hepsi birbirine benziyor, ayırt etmek imkânsız sözleri dolanır durur. Hatta çocuklar gözlerini  çekip, küçülterek Japon/Çinli çocuklara şaka yapar.

Geçen hafta bir yemekte arkadaşlar ile oturuyoruz. Konu seyahatler ve kültürel farklardan açıldı. Neyse Arkadaşım ailece çocuklarıyla birlikte Uzakdoğu’ya tatile gidiyor. Tatilde Çinli çocuklar, bizim Türk çocuğunun önünde, kendi gözlerini üsten alttan kaldırıp, büyüterek, dalga geçiyorlarmış. Ne diyorsunuz? Herkesin normali ve farklısı coğrafyaya göre değişiyor.

Yine bir kaptan arkadaşımız Malezya’da 15 gün kaldığını, onunla diğer Türk mürettebatı  Malezyalı meslektaşı, sürekli karıştırıp, birde ‘Siz Türkler hepiniz birbirinize benziyorsunuz.’ diyormuş. Görüldüğü gibi abartılı inanç ve genellemeler her toplumda var.

Unconscious-Bias

Örtülü önyargılar ne demektir? Örtülü önyargı, bir ideoloji, yön ve sonuca yönelik,  adil, tarafsız ve objektif davranma yetimizi etkileyen, farkında olmadığımız eğilim ve tercihlerdir.  Ağırlıklı olarak çocukluk dönemlerinde şekillenen ve hayata yetiştiğimiz, içinde bulunduğumuz topluluğun değer ve yargılarıyla bakmamıza sebep olan inançlarımızdır. Toplumsal olarak yaşadığımız yer, cinsiyetimiz, kültürümüz, dinsel kimliğimiz, dinsel tercihlerimiz hepsi dünyayı nasıl gördüğümüzü, işittiğimizi, anlamlandırdığımızı etkiler. Diğer grupların, algısını ve tepkisini anlamaktan da bizi alıkoyar.   Başka bir tanımlamayla örtülü önyargılar ile dünyaya tek bir kameradan bakarız.

İnsanoğlu topluluk halinde yaşar ve dünyaya da genel kategoriler bazında algılıyor. Bu kategoriler dünyayı  daha basitleştirme, organize etmemizi sağlıyordu.  Diğer yandan kendi grubundan, topluluğundan olmayanları da fazla tanımadan aynı kategorileştirme ile algılıyordu. Zaten klişe ve önyargılar, ‘grup içi/grup dışı’ dinamiklerinden doğar. Peki önyargı ve klişeler konusunda farkındalık ve davranış değişikliği neden bu kadar önemli hale gelmiştir?

Çünkü dünya globalleşiyor. Artık global bir köy olarak farklı topluluklar, cinsiyet, etnik, ırk ve cinsel tercihten insan bu global köyde iç içe yaşıyor. Ötekileştirerek, gözardı ederek, yokmuş gibi davranarak , yaşamak ve çalışmak mümkün değil. İş yapmak için, daha huzurlu bir sosyal yaşam için, barış için önyargılarımızı farketmek ve davranış değişikliğine gitmek zorundayız. Artık global dünyada , toplulukları değil, bireyleri, bir topluluk üyesi olmaktan çok birey olarak, bireysel farklılıkları ve değerleri farketmek gerekiyor.

Örtülü önyargılar kavramı  çeşitlilik yönetimi terminolojisine gireli birkaç yıl oluyor.  Tahminlere göre bu kavrama yönelik eğitim ve gelişim programlarına ,  önümüzdeki birkaç yıl içinde talebin %50 artacağı öngörülüyor.

Anthony Greenwald , Mahsarin Banaji ve  Brian Nosek isimli sosyal psikoloji alanındaki araştırmacılar 1998 yılında ilk defa  kontrolsüz ya da örtülü önyargı kavramını ortaya atan bir makale yayınladılar. Onlar çalışmalarında farkında olmadığımız hatıraların; davranış, hareket ve kararlarımızı nasıl etkilediğini göstermek istemiştir.

Araştırma için bir test geliştirdiler. (Implicit Association Test) Bu test, farkında olmadığımız önyargıların ne derece otomatik, içten gelen bir güçle var olduğunu ölçüyordu. Bilgisayar bazlı bu test ile zamana karşı kavramları kendi mantıklarına göre kadın ya da erkek davranışı olarak kategorize ediyorlar. Testi ne kadar hızlı yaparsanız, kavramlarla ilgili önyargılarınız o kadar fazla ortaya çıkıyor. IAT testi kullanılarak onlarca konuda farkında olmadığımız klişeler, önyargılar ortaya çıkarılmaya çalışılmıştır. (milliyet, yaş, şişmanlık, özgüven, ırk, cinsiyet isimlendirebileceğimiz önyargılarımızdan birkaçı sadece)

Örtülü önyargı kavramı ile tanıştırılan herkes, hepimizin bu yargılara sahip olduğunu düşünmelidir. Aslında örtülü önyargılar bizi kötü, ırkçı, ayrımcı yapmaz. Geçmişteki tecrübelerimiz, zihnimizin derinliklerinde bilinçli ya da bilinçsiz gömülmüş bir şekilde algılarımıza, davranış ve tepkilerimize etki etmektedir. Önemli olan bu davranış ve yargıların, diğer gruplarda nasıl etkisi olduğunu fark etmektir.

Örtülü önyargı kavramında en önemli nokta, davranışlarımızın çoğunda , farkında olmadığımız derinlerde gömülü olan inanç ve değerlerimizin etkisi olduğudur.

Bireysel önyargıların yönetilmesinde ve azaltılmasında  beş önemli şartı sıralamak isterim.

  1. İstek: Kişi öncelikle örtülü önyargıları ile yüzleşmeye ve ortaya çıkmasına  istek duymalıdır. Pek çok insan böyle bir süreçten geçmek için çaba göstermeye istekli değildir.
  2. Kabullenme: IAT testleri vb araçlarla önyargılarımızı farkındalık sağlayan rapor sonuçlarını ve geribildirimi almaya ve kabullenmeye hazır olup , savunmaya geçmemek gerekir.
  3. Taahhüt etme: Tüm gizli önyargıları farkında olmak için, bu önyargıları nasıl oluşturduğunuzu ve tuttuğunuzu anlamak için zaman ve enerji gerektirir. Birkaç saatlik bir eğitim ancak bu yolculuğun başlangıç adımı olacaktır. Eğitim sadece önyargıları tanıyıp, yüzleşmenizi sağlar. Onları dönüştürmek ise eğitim sonrasında başlayan süreçtir.
  4. İç Gözlem: Geçmişinize dönerek,  geçmişinizdeki önyargılara sebep olan olayları ve öğretileri gözlemleyerek farkındalık sürecini işletmeniz gerekir. Bu oldukça zor bir süreçtir. Bazı hatıralar acı verici ve zorlayıcı olabilir.  Belki çocukluk döneminizde, evde size sevgi gösterilirken rutin olarak ırkçı lakaplar  kullanılmış olabilir ve siz bu sürecin şu ana kadar içinizde saklı kalmış bir önyargı olarak büyüdüğünü farkında olmamış olabilirsiniz.
  5. Keşfetme: Çoğu zaman önyargılarımız , çok az şey bildiğimiz ya da az anlayış gösterdiğimiz gruba karşı klişelerimize dayanır. Grup hakkında daha fazla bilgi edinmek, bilgi ve deneyimleme önyargılara karşı inançlar oluşturmamız için önemlidir

Önyargılarımı bilmiyorsam nasıl mücadele edebilirim ki düşüncesinde iseniz , farkında olmadığınız önyargıları ortaya çıkarmak için 5 yol vardır;

    1. Öncelikle önyargılarınızın varlığını kabul edin. Hepimizin önyargıları vardır.
    2. Kendinizi tanımaya zaman ayırın. Belirli sosyal gruplar hakkında gizli kalmış önyargılarınızı ortaya çıkaracak davranışlarınız olabilir mi? Hep aynı tip kişileri mi işe alma eğilimindesiniz?Arkadaş ağınız oldukça homojen mi? Aynı eğitim, yer, yaş vb. insanlardan mı oluşuyor. Etnik, ırksal, dinsel, cinsiyet, cinsiyet tercihi vb. konulardaki farklılıkları konuşmamayı mı tercih ediyorsunuz? Diğer sosyal gruplar     hakkındaki şakalara güler misiniz?
    3. Şimdi oturun ve  farklı sosyal grupların sizden ve sizin grubunuzdan farklılıklarını gösteren bir liste hazırlayın. İnsan doğası genelde ait olduğumuz sosyal topluluklara, tanımadığımız topluluklara oranla, karşı daha pozitif bir yaklaşım sergileriz. Basit bir alıştırma yapın. Önce iş yerinde ya da okulda, ya da bir dernekte dahil olduğunuzu düşündüğünüz grubu tanımlayan sıfatları yazın, bir de içinde olmadığınız bir topluluk ve grup hakkındaki görüşlerinizi anlatan sıfatlar yazın. Hangi sıfatlar daha pozitif ve olumlu idi? Aslında bu “Grup içi/Grup dışı’ teorisinin temellerini gösterir.
  • Bu grup/gruplarla hiç diyaloğun var mı?
  • Bu grup /gruplarla ilgili derin bilgin var mı? Yoksa genel izlenimlerine göre mi listeni yaptın
  • Listende diğer grupları tanımlayan hangi sıfatları kullandın?
  1. Güvendiğin bir arkadaşına seni nasıl algıladığını sor. Genelde yakın arkadaş, aile üyeleri ya da iş arkadaşından açık ve dürüst geribildirim almak zordur. Gerçekten bilmek istediğinizi ve sizin için önemli olduğunun altını çizin.

-Toplumda bir grup ya da topluluğa farkında olmadan önyargılı davrandığını düşündükleri zamanlar ve davranış örnekleri var mı?

  1. Dünya görüşünü sorgula… Hep mutlak tercihler üzerine mi odaklanıyorsun?… doğru ya da yanlış.. iyi ya da kötü.. Ya da daha göreceli  terimlerle mi düşünüyorsun?

Senin için doğru olmayan bir şeyin,  başkaları için nasıl doğru olabileceğini anlayabiliyor musun?

Şahit olduğun bir durumda hızla bir yargıda bulunur musun yoksa  ilave bilgi alıncaya kadar daha tedbirli mi davranırsın? Farklı davranışları gördüğünde, olayı kendi kültürel değerlerin doğrultusunda mı değerlendirirsin yoksa nötr davranıp, daha fazla bilgi almak için bekler misin?

‘Bilmiyorsam yoktur .’  bakış açısı artık sizin önyargılarınız için geçerli değil… Artık hepimizin önyargıları olduğunu biliyoruz. Daha verimli ve uyumlu bir iş dünyası, bireysel huzur, herkesi kucaklayan bir dünya için çaba, niyet ve taahhüt ederek işe başlayabilirsiniz.

 

 

2 Comments

  • Reply
    elifsu
    Mart 21, 2016 at 6:11 pm

    Güzel ama uzun hepsini okuyamadım.

  • Reply
    Büşra
    Ağustos 20, 2016 at 9:56 pm

    Harika ,çok iyi bir yazı olmuş,sorularıma cevap buldum .Teşekkürler ?

Leave a Reply