Nezihe Muhittin’e Saygı-Türk Süfrajetler

Zaman zaman Istanbul’da trafik kaosundan kaçmak için alternatif aradığımda Zincirlikuyu Mezarlığının içinden geçiyorum. İster istemez geçerken gözüm mezar taşlarındaki isimlere takılıyor. Bu sefer sol tarafımda uzakta zarif bir kadın silüetli mezar taşının üstündeki NEZİHE MUHITTIN adını üstelik de 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Gününde görünce , 8 Mart için tasarladığım yazının içeriği de farklılaştı biran zihnimde.

Çocukluğumuzdan itibaren Türkiye Cumhuriyeti tarihini ve inkilapları okuyoruz ama bağımsızlık ve modernizm yolundaki bu olağanüstü mücadelenin kahramanlarını ne kadar az bildiğimizi her an biraz daha farkediyorum. Bu yazımı Nezihe Muhittin’e ve modern yaşamda mücadelenin temel adımlarını atan Türk kadınlarına ithaf etmek ve onları şükranla anmak istedim.

Türkiye’de kadın hareketinin geçmişi 1880’lerden 1920’ye kadar kadının hayat hakkı arayışı ile başlar. Osmanlı süfrajetleri olarak tanımlayacağımız Fatma Nesibe hanım , İsmet Hakkı hanım bu dönemde entellektüel sohbetler, kadın gazete ve dergileri ile kadınların eğitimi, özgürleşmesi , çalışma hakkı gibi konularda mücadele ettiler.

Nezihe Muhittin ise çağdaş Türk tarihinde kadınlar için olmasaydın olmazdık diye tanımlayabileceğimiz bir isim. 1923 yılında daha henüz kadınlara seçme seçilme hakkının konuşulmadığı dönemlerde Kadınlar Halk Fırkasını kurarak, kadınların sadece oy hakkı değil kamusal alanda temsiline yönelik mücadele vermiştir. O dönemde TBMM tarafından partisi onaylanmayınca kapatıp,bu sefer Türk Kadınlar Birliğini kurmuştur. Nezihe Muhittin ve Halide Ekip milletvekilliğine aday gösterilen ilk kadınlar oldular; fakat yasal engelleri aşamadılar. Kadınlar Birliği kadınların mücadelesinde kadınlar tarafından temsilin önündeki engelleri aşamadıklarını görünce, onların vizyon ve politikalarını benimseyen erkek adayları destekleyerek yola devam etmeyi planlamışlardır. İlk etapta başarılı olup erkek adaylar bulsalar da , ardından toplumsal ve siyasal baskılarla maalesef erkek adaylarda adaylıktan çekilmişlerdir.

Kısa sürede binin üzerinden üyeye ulaşıp ,farklı şehirlerde de örgütlenmeye başlayınca zamanın hükümeti tarafından sakıncalı bulunup , Kadınlar Birliği de kapatılmıştır.

Nezihe Muhittin kadın hareketinin öncüsü , kadınların seçme ve seçilme mücadelesindeki önemli bir figürdür. Maalesef 1923 den itibaren aktif olarak kadın hakları için mücadele veren Nezihe Muhittin, dönemin sosya-politik ortamında bastırılmış, entellektüel bir kadın aktif mücadeleden uzaklaştırılmıştır. Hayatının geri kalanını yazdığı roman ve öykülerle edebiyata adayarak geçiren Nezihe Muhittin , 1958 yılında akıl hastanesinde yaşamını yitirmiştir.

Türkiye’de seçme seçilme hakkı yaklaşık 11 yıl sonra 1934 yılında verildi. Yakın tarihimizde maalesef Nezihe Muhittin gibi pek çok kadının çaba ve katkıları yok sayılıyor. Tarihi oluşturan kadınlar ve onların mücadelesini ve katkılarını bilmiyoruz. Aynı dönemde Türkiye’de Nezihe Muhittin gibi kadınların varlığını bilmek ve onların mücadelesinden ilham almak ne kadar değerli. Nezihe Muhittin, Şair Nigar, Halide Edip gibi kadınların mücadelesi ile Türk kadını 1930’larda sadece seçme seçilme hakkına kazanmadı. O dönemin rakamlarına bakarsanız parlamentoda, kamuda , akademide kadın temsil oranı ile Türk modernizmin hızla oluşmasında önemli rol oynadılar.

Yıl 2018 . Halen 10 kadından sadece 3 ‘ünün iş hayatına katıldığı, kadın -erkek eşitliğinin sağlanması için 130 yıl geçmesi gerektiğini konuşuyoruz. Parlementomuzda ya da kamudaki temsil oranımızda 1930’ları bırakın geçmeyi, yakalayamıyoruz.

Umarım Osmanlı- Türk süfrajetlerin hikayesi de beyazperdeye ya da televizyona taşınarak daha çok insana, daha çok kadına ulaşabilir. Türk Kadın hakları mücadelesinden 100 yıllık bir geçmişten bahsediyoruz. Yazımı Fatma Nesibe hanımın Beyaz Konferans’daki konuşmasından bir alıntı ile bitirmek istiyorum.

“…Karşımızda şımarmış, semizlemiş bir kuvvet, bencil, riyakar bir kuvvet var. Ve biz, dimağ yerine çürümüş bir uzuvla, kalp yerine gözyaşları, hastalıklarla; her şeyin, hilkatin, insaniyetin, esiri bulunuyoruz. Sonra nemiz var? Kanun, adet, zevk, sefahat, mal, kuvvet, azamet, takdir, tahakküm.. Hep onların (erkeklerin) lehine! Evet hanımlar, emin olun biz böyle kalmayacağız. Dünyanın her köşesine dikkat ediniz, bir inkılabın başlangıcında bulunuyoruz. Emin olunuz, bu inkılap bir erkek ihtilali gibi kanlı ve vahşi olmayacak. Bilakis nezih ve nispeten sessiz, lakin mutlaka verimli olacak; buna itikat ediniz hanımlar!…”  (Beyaz Konferans – Fatma Nesibe Hanım)

Leave a reply

Please wait...