Küba Notları 2- Partagas Puro Fabrikası

Sigara içmem, tabi ki puro da, ama Küba seyahati söz konusu olunca gitmeden puro fabrikası gezmeyi ve puro içmeyi kafama koymuştum.

Küba hakkında yazmaya başladıysam puro, müzik, kokteyl, devrim, Che ve Hemingway olmadan bu hikayeyi tamamlayamayacağımı biliyordum ama özellikle puro ve devrim başlı başına bir yazıyı hak ediyordu. Bu sebeple Küba seyahat notlarının ikincisini  Partagas puro fabrikasına ayırmak istedim.

maps.me uygulamasından ve daha önce aldığım bilgilerden Partagas’ın Capitol binasının arka taraflarına denk geldiğini belirledik. Capitol binası sağımızda kalacak şekilde caddede ilerledik. Cadde bitimindeki 2. sokaktan sağa dönüp yaklaşık 2-3 km yürüdük. Bu bölge henüz merkez Havana’daki gibi binaların yenilenmesinden pek nasibini almamıştı. Bakımsız sokak ve evlerin arasından ilerledik. Partagas’a yaklaştığımızı Habanas diyerek puro isteyip istemediğimizi soran, korsan sokak satıcılarının sıklığını görünce anlıyorsunuz. Sola doğru ilerleyince Partagas puro fabrikasının girişine ulaşıyorsunuz.

Burada önemli bir ayrıntı, Partagas’ı rehber eşliğinde gezmek için önceden bilet almanız gerekiyor. National Hotel  ya da Park Plaza vb. otellerin danışmasından Partagas için bilet alabiliyorsunuz. Fabrikadan bilet almanız mümkün değil. İngilizce rehber isteyenleri bir grup olarak topluyorlar. Ağzında iri bir puro ile Kübalı rehber kadın yanımıza yaklaşıyor. Etrafında çember oluyoruz. Önce ülkelerimizi soruyor. Katılımcılar ile şakalaşıyor. Sonra da genel bir bilgi ile Partagas’ı anlatmaya başlıyor.

Partagas fabrikası Küba purosu olarak bilinen tüm markaların üretildiği fabrika. Cohiba,Romeo&Juliette, MonteCristo, Partagas, Trinidad gibi markaların hepsi burada üretiliyor. Fabrika aslında bir atölye tarzında faaliyet gösteriyor. Otomasyon yok. Üretilen markaların puro sınıflandırmasını ve çeşitlerini aşağıdaki tabloda görebilirsiniz.

1845’de Don jaime Partagas tarafından kurulmuş, o tarihten beri de üretimine devam ediyor.

Dünyanın daha doğrusu Avrupa’nın tütünle tanışması da K. Kolomb’un Kübaya geldiği dönemde yerlilerin Cohiba denilen çiğneyerek ya da içerek tükettikleri tütünü İspanya’ya götürmesi ile gerçekleşiyor. Ardından da hızlıa tüketimi yayılıyor.

İklim, toprak, coğrafi özellikleri sebebi ile Küba tütünü ve tabi ki purosu dünyanın en kaliteli, keyif veren ürünü olarak tanınıyor. Tabi ki puro içmenin bir adabı, kültürü oluşmuş durumda. Çakmağı, bıçağı,saklama kapları, içme ritüeli, puro çeşitlerini gördükçe derya bir dünyaya adım attığınızı görüyorsunuz. Benim bir kaç günlük Havana gezimle bu konuda expertiz geliştirmek mümkün değil, diğer yandan hem okuduklarım, hem gördüklerimle “Küba ve Puroya Yeni Başlayanlar için” yazacaklarımın, ilham verici ipuçları olabileceğini düşünüyorum.

Rehberimizin Partagas hakkında verdiği bilgileri özetleyecek olursak, fabrikada 450 çalışan var. Günde 20.000 sigara sardıklarını belirtti. Yaklaşık 9 aylık bir stajerlik eğitimi ile puro üretimi konusunda uzmanlaşıp çalışmaya başlıyorlar.

 

Her gün 1200 yaprak renk, büyüklük ve çeşidine göre ayrılıyor. Fabrika’da kadınlı erkekli bir çalışma ortamı var. Yaprakların renk ve büyüklüğüne göre ayrılırken, ortasındaki damarda çıkarılıyor. Purolar dizde sarılmıyor(!) ama tütün yapraklarını dizlerinin üstüne ayırırken koyuyorlar.

 

Bir puro kat kat sarılıyor. Daha önce de yazdığım gibi belli başlı tüm puro markaları burada üretiliyor. Yapraklar ayrıldıktan sonra , markalara ve cinslere göre sarma işlemi yapılıyor. Bir işçi hep aynı büyüklükte puro sarmak zorunda. her sarılan puro , kalıbın içinde denenerek boyutu garanti altına alınıyor. Puroların yapıştırıcısı ise doğal su.

Fabrikada yaprakları ayırma, sarma, kalite kontrol gibi bölümleri gezdik. Sarılan puroların yaklaşık 3 gün ile 1 hafta nem için özel odalarda  bekletildiğini belirttiler. Paketledikleri tahta kutular Kanada’dan geliyormuş. Puroların uzmanlar tarafından hava geçirgenliği ve kalitesinin kontrol ve denetimden geçtiği belirtildi.

Partagas’da çalışan her işçi günde 5 adet sigara kendisine alabiliyor. Fabrika’da direk puro satışı yok ama rehberler el altında satış yapabiliyor.

Sokaklardaki satıcılara ise kesinlikle itibar edilmemesi söyleniyor. Biz de zaten deneme için sınırlı bir alım yapacağımız için diyaloga girmedik.

Partagas’daki rehberimiz bir puronun nasıl yakılacağı ve içileceğini bize gösterdi. Bir de iyi bir puronun insanın içindeki kötü enerjiyi aldığını söyledi. Alır mı almaz mı bilemem ama ritüelleri ile keyifli göründüğünü söyleyebilirim.

Puro içmenin püf noktaları;

  • 3 mm tepesinden kesin
  • Asla içinize kesmeyin
  • Çevire çevire üfleyerek puroyu yakın

Bize anlatırken çektiğimiz videoyuda paylaşıyorum. Yorumlarınızı merak ediyorum.

 

Leave a reply

Please wait...