Çeşitlilik ve Yetenek Yönetimi

Kadın İstihdamı Gelişmişliğin Ölçüsü müdür?

Atatürk’ün ölümünün 75.yılını anarken, halen 1930’lu yılların Türkiye’sindeki kadınların ekonomik ve siyasi hayatta temsil oranlarına ulaşılamadığı görülüyor.

Geçen hafta Dünya Ekonomik Forumunun Global Cinsiyet Uçurumu raporunun 7.si yayınlandı. Raporda,Türkiye 136 ülke arasında kadının işgücüne katılım oranında 127.,politik temsilde 103.sırada yer alıyor. İstihdama katılım sıralamasında Türkiye; Birleşik Arap Emirlikleri,Bangladeş, Umman,Mısır,Fiji ve Lübnan’ın gerisinden geliyor.

Ülkelerin rekabet ve gelişmişlik haritaları çıkarılırken istihdama katılım,eşit politik temsil,eğitim seviyesi,doğurma yaşı ve ölüm oranları dikkate alınıyor. Uzmanların uzlaştığı bir konu var ki, ülkelerin kalkınması ve rekabetçi yapısının korunması için daha çok yetenekli bireylere ihtiyaç var. Durum böyle iken,dünya nüfusunun %50’sini oluşturan kadınların büyük bir bölümü,neden halen işgücü piyasasının dışında kalıyor? Toplum ve hükümet, teşvikler yerine sosyal,ekonomik ve yasal engelleri öne çıkarıyor.

Ne yapmalıyız? Öncelikle bir birey olarak kadınların iş hayatında eşit temsil etmesinin önündeki engellerin kaldırılması gerekmektedir. Aile ve çocuk yetiştirmenin hukuk önündeki sorumluluğu ,eşit şekilde olmalıdır. Daha fazla kadının istihdama katılması, şirketlerin yönetim kademesinde ve bağımsız yönetim kurullarında yetenek, tecrübe ve eğitimleri ile eşit şekilde değerlendirilip ,eşit temsil edilmesi gerekiyor. Cinsiyetler arasında aynı işe tutarsız ücret uygulamasının önüne ekonomik ve yasal engeller konulmalıdır. Ancak bu şekilde toplumsal ve ekonomik gelişmeyi, ülke olarak rekabetçi gücümüzü koruyup arttırabiliriz.

Kısa süre önce Avrupa Profesyonel İş Kadınları Ağı (PWN) 22.şubesini Istanbul’da açtı. PWN, iş dünyasındaki profesyonel kadınlar için uluslararası ve lokal arenada, dinamik şekilde büyüyen bir liderlik gelişimi ve network oluşturma platformudur. Son dönemlerde hem yerel hem de uluslararası pek çok kadın dernek ve kuruluşunun kurulması, kadın girişimciliği, istihdam ,kadına şiddet,eğitim gibi farklı alanlara odaklanması sevindirici bir gelişme.

Kadınlar için şimdi, engelleri kaldırmak için izleyici değil aktif oyuncu olma zamanıdır. Çalışan-çalışmayan tüm kadınlar için sivil toplum kuruluşları seslerini duyurmak ve değişimi sağlamak için önemli bir platform. Kadının ekonomik ve siyasal yaşamda temsilinin artması,eğitim ve sağlık durumunda iyileşme bizi sadece Dünya Ekonomik Forumu’nun gelişmişlik raporunda üst sıralara taşımakla kalmayacak, çocuklarımıza daha aydınlık geleceğin tohumları atılmış olacaktır.

* Bu yazı 1Aralık 2013 tarihinde Habertürk Kariyer gazetesinde yayınlanmıştır.

No Comments

    Leave a Reply