Konuk Yazar

DIVERSITY – Çeşitlilik Üzerine

TALK THE TALK & WALK THE WALK

Daha iyi bir gelecek için türler arasındaki farklılıkların, çeşitliliğin eşit, adil koşullarda yaşaması, çalışması şart! Bunu tartışmak dahi anlamsız… Türler derken de sadece kadın-erkek eksenine sıkışmamak da şart! Dil, din, ırk, milliyet, kültür, LGBT… Her tür çeşitliliğe rağmen uyumlu yaşam, iş koşullarını oluşturabilmeliyiz. 

Ancak hali hazırda insanlık kadın=erkek, cinsiyet eşitliği aşamasını dahi geçemediği için şu anda hepimizin birinci önceliği bu olmalı. Her şeyin tepesine, üstüne, önceliklerin zirvesine kadın-erkek, cinsiyet eşitliğini, kadının güçlendirilmesini koymalıyız.

Kısacası Diversity – Çeşitlilik ya da Kapsayıcıcılık dendiğinde geniş anlamda ne kast edildiğini biliyorum. Yukarıda kısaca izah ettiğim sebeplerle bu meseleyi şimdilik yalnızca kadın-erkek, cinsiyet eşitliği olarak ele alıyorum. 

Ve buradan hareketle aşağıdaki tespit, irdeleme ve önerilerimi paylaşmak istiyorum;

Let’s “Talk the Talk and Walk The Walk” about “Diversity & Women Empowerment”

  1. University Women Europe’u takibe alın, üyesi olun.

UWE 1981 de kurulmuş, Avrupalı kadınların ve genç kızların ömür boyu öğrenim, gelişim ihtiyaçlarına destek ve kaynak olmak için bir dayanışma platformu.

  1. UWE farkındalık oluşturmak, bilgilendirmek adına paylaşımlar, etkinlikler düzenliyor. İstanbul Convention’u ile ilgili olan bilgiler burada. Fark edeceğiniz gibi “şiddet, violence” konusu ne yazık ki ülkemiz kadını ile özdeşleşmiş gibi neredeyse. Biz daha oralardayız yani… Üzücü ve hırs körükleyici…
  1. The European Institute for Gender Equality (EIGE) / Avrupa Cinsiyet Eşitliği Enstitüsü 2015 Cinsiyet Eşitliği Raporunu ve Endeksini açıkladı.

Para, bilgi, zaman, ekonomik/siyasal güç,  sağlık, şiddet gibi temel parametrelere göre;

  • Avrupa tam puanı 100 olan endekste 52,9 puanla yolun yarısında. Son yıllarda daha da gerilemiş.
  • 4 Ülke, Danimarka, Finlandiya, Hollanda ve İsveç ortalamanın üstünde ve eşitlik konusunda en başarılı ülkeler konumunda.
  • 10 Ülkede; Finlandiya, Slovenya, İrlanda, Danimarka, Estonya, Letonya, Kıbrıs, Çek Cumhuriyeti, Polonya, İtalya’da önemli olumlu gelişmeler kaydedilmekte.
  1. Temel belirleyiciler ve etkileri:

İş: Kadınlar daha düşük, esnek saatlerde çalışmayı tercih ettikleri için belirli sektörlere sıkışıyorlar. Bu sebepten iş kaliteleri daha düşük kalıyor.

Para: Kadınlar daha az kazanıyor dolayısı ile daha yüksek yoksulluk riski taşıyor.

Avrupa Birliği Üyeleri bu iki konuda önemli politikalar geliştirmeye çalışmasına rağmen, genel olarak tüm ülkelerde durum negatif, kötü durumda.

Bilgi: Kadınlar mühendislik, teknoloji, üretim ve inşaat gibi alanlarda eğitim almaya istekli değil. Alsalar bile bunları meslek olarak sürdürmüyorlar. Sahada çalışan kadın-erkek oranında durum daha da sevimsizleşiyor.

Zaman: Kadınların çocuk yetiştirme, ev işleri gibi konulara erkeklerden çok daha fazla zaman harcaması gerekiyor. Eşitsizliği yükselten en belirgin faktörlerden biri de zaten bu oluyor.

Power: Tüm ülkelerde kadınların ekonomik ve politik alanlardaki, karar verici düzeylerdeki temsili son derece yetersiz ve eşitsiz.

Sağlık: Yüksek gelir düzeyi, sosyal koruma programları, daha az genç işsiz olması, çocuk bakımı için sağlanan yardım ve kolaylıklar, yönetim kurullarında daha fazla kadın olması ve sağlık ödeneklerinin yüksek olması cinsiyet eşitliğine doğru orantılı biçimde pozitif etki yapıyor. Skoru yükseltiyor.

Kadına Karşı Şiddet: Hakkında sağlıklı dataya en zor ulaşılan konu bu ve eşitsizliği yükselten en belirleyici faktörlerden biri. Tüm ülkelerde dert. Ekonomik durum ve eğitim ile ters orantılı. Hayati bir eşitsizlik sebebi.

Bence en kritik faktör;

Kadınların teknoloji konusundaki isteksizlik, hevessizlik ve geriliği

Tüm yukarıdaki belirleyiciler aslında hepimizce biliniyor. Ancak böyle toparlamak iyi olmuş. Daha net bir görüş ve hangi alanlara odaklanmamız gerektiğini özetlemesi açısından yararlı.

Ancak ben şunu bilir şunu söylerim. Kadınlar teknolojiye, teknik konulara böyle uzak durduğu ve o alanları, o tür beceri ve yetkinlikleri erkeklere bıraktığı müddetçe tabloyu değiştirmemiz pek mümkün olmayacak.

Eşitlik olması için;

– Yukarıdaki belirleyiciler için toplumsal olarak, makro politikalar ile seferberlik ilan edilmeli.

– Ama özellikle kadınlarla teknoloji arasındaki açığı (gap) kapatmak için olağan üstü teyakkuza geçilmeli.

– Tarih dersinin okutulmaya başlandığı yıllarda “Gelecek Dersi” de müfredata konmalı.

Son söz:

1 Mart 2016’da Future of Women / Kadınların Geleceği temalı Gelecek Günü / Future Day’de en çok bu konu irdelenecek.

Şimdiden Ajandanıza alın.  Paylaşmak, katkı vermek, sormak istediğiniz bir şey varsa lütfen yazın.

tufuk@m-gen.biz

Geleceği Tekno Kadınlar kuracak ve kurtaracak… Ve kadınlarla O #GelecekGüzelGelecek

Fütürist Ufuk Tarhan, ODTÜ Ekonomi Mezunudur. 1982-2005 arasında çoğunluğu teknoloji olmak üzere çeşitli sektörlerde üst düzey yöneticilik yapmıştır. 2006 da M-GEN Gelecek Planlama Merkezi’ni, 2011’de M-GEN Dijital Ajansı kurmuştur. 2002 Yılı-Dünya Gazetesi-Bilişim Sektörünün En Başarılı İş Kadını Ödülünün sahibi olan Tarhan; 2009-2011 yıllarında Fütüristler Derneği Başkanlığı yapmıştır. 1 Mart Gelecek Günü’nün yaratıcısı ve küratörüdür.  Halen Türkiye’nin ilk ve tek Fütürist kadın konuşmacısıdır. Gelecekçi, sürdürülebilir iş modelleri, dijital iş stratejileri tasarlar ve uygular, İş Avatarlığı yapar. Blogger, Harvard Business Review Turkiye, Platin Dergisi, Hürriyet Eğitim, Yenibiris.com, Martı Dijital Dergisi yazarıdır. Twitter’da mutlaka takip edilmesi gereken 25 Türk arasında gösterilmektedir. ODTÜ’de ve çeşitli Üniversitelerde Future Studies dersleri verir. Halen Bahçeşehir Üniversitesi’nde “İnovasyon ve Girişimcilik” master’ı yapmaktadır.  World Future Society, Association of Professional Futurists, Kagider Yönetim Kurulu Üyesi (Yedek), Fütüristler Derneği Yüksek Danışma Kurulu Üyesi, 2009-2012 Başkanı, The Futurist Türkiye Dergisinin yayın haklarını Türkiye’ye getiren kişidir.

No Comments

    Leave a Reply