Çeşitlilik ve Yetenek Yönetimi Uncategorized @tr

Kurum ve STK’larda Mentorlük

Mentorluk

“Başkalarına yaktığınız ışık sizin de yolunuzu aydınlatır…”

 

Mentorluk Homeros’un  Odysseia  Destanı’ndan bu yana bilinen, kullanılan bir yöntem, bir ilişki modeli…

Kral Odysseus harbe  giderken oğlunu öğretmen, bilge ve güvenilir dostu Mentor’a emanet etmiş.  Mentor, Oğul Telemachus’u babasının yokluğunda korumuş ve ona akıl  hocalığı, öğretmenlik  yapmış. Onu  geleceğe  hazırlamış.

Bu  ilişkinin zaman içinde kopyalanmasıyla da iş hayatında “mentorluk” denen sistem yaygınlaşmış, öğrenilmiş.  Öğretene, danışılana ‘Mentor’;  öğrenene, danışana da ‘Menti (mentee)’ denmiş.

Mentorluk son yıllarda özellikle de modern iş dünyasının başvurduğu, kullandığı önemli bir gelişim aracı.  Benim de hem sosyal sorumluluk anlamında hem de BAT’deki  İnsan Kaynakları görevim  nedeniyle çok ilgilendiğim bir alan.

Kişisel motivasyon kaynaklarım arasında “ başkaları ile tecrübelerimi paylaşmak ve kendileri için ideal olanı bulmalarına yardımcı olmak” çok önemli bir yer tutuyor.  Yıllar içinde fark ettim ki en çok kişilere bir şeyler katabildiğim, kendilerini keşfetmelerine yardımcı olabildiğim zaman mutluluk, haz duyuyorum… Hatta 1996 yılında Boğaziçi Üniversitesi Ekonomi Bölümünden mezun olduğumda, İnsan Kaynakları alanını seçmiş olmamın altında da tam olarak bu motivasyon yatıyor…

Ve düşünüyorum… Ekonomi mezunuyum diye, ‘iş hayatından ne beklediğimi’ sorgulamadan finans-ekonomi alanında çalışmayı tercih etmiş olsaydım,  işimden bu kadar keyif alıyor olur muydum? Hiç sanmıyorum…

Okuldayken yaptığım stajlar sırasında iş hayatından tatmin olmak için aradıklarımı sorgulama şansım oldu. İnsana dokunan ve değer katan bir iş yapmak istediğimden emindim…  Ancak o dönemde İnsan Kaynakları çok da bilinen bir çalışma alanı olmadığından, beni eleştiren ve  “ne işin var personel departmanında!” diyenler vardı.  Ama şanslıydım ki, sevdiğim alanda ilerlemem için cesaret verip özgüvenimi yükselten bir öğretmenim, mentorum da vardı. Ve onu dinledim, desteklerinden çok yararlandım.

Şimdi ben de benzeri bir desteği birkaç kanaldan gençlere sunma çabası içindeyim.

PWN İstanbul  Mentorluk Programı

Kurucu üyelerinden olduğum PWN İstanbul (Professional Women Network – Profesyonel Kadınlar Network’ü) ağırlıklı olarak profesyonel ya da girişimci olarak çalışan kadınların oluşturduğu uluslararası sivil bir inisiyatif, bir STK (Sivil Toplum Kuruluşu) Bu network’ün çeşitli amaçları var ancak en önemlisi; kadınların iş hayatına girmelerini, tutunmalarını ve yükselmelerini desteklemek. PWN içinde çeşitli çalışma grupları var (Bkz. Facebook Sayfası). Onlardan biri de benim liderliğini üstlendiğim “PWN Mentoring Grubu”.

PWN Mentoring Grubundaki gönüllü mentorlarımız genelde 15-20 yıllık tecrübeli iş kadınları ve erkekleri. Mentilerimiz ise iş hayatında minimum 5 yıl tecrübesi olan genç kadın çalışanlar. Program dahilinde yapısal bir değerlendirme sürecinin sonrasında mentor ve mentiler eşleştiriliyorlar ve  bir yıl boyunca PWN mentoring yaklaşımı doğrultusunda birlikte ilerliyorlar.

2013’de yapılan küçük bir pilot proje ile başlayan program öylesine başarılı oldu ki; 2015 yılında, herbirinde 20’den fazla mentor-menti çifti olan, iki ayrı program gerçekleştirdik.

Aslında PWN mentorlarının hepsi (ben de dahil) tam zamanlı, üstelik de oldukça yoğun çalışan profesyoneller. Bu çalışmaları akşamlarımızdan, hafta sonlarımızdan ayırdığımız zamanlarda yapıyoruz. Buna rağmen böylesine somut ve olumlu sonuçlar görebileceğiniz bir hizmete emek vermek hayatı çok daha anlamlı kılıyor ve yaşam enerjimizi yükseltiyor.  Programa katılan mentilerden aldığımız pozitif geri bildirimler en büyük motivasyon kaynağımız oluyor.

BAT Türkiye Mentorluk Kültürü

Mentorluk,  PWN’dekine benzer yapılandırılmış programlarla gerçekleşebildiği gibi kurumların içinde doğal olarak da gelişebiliyor. BAT’daki mentorluk kültürü bunun en güzel örneklerinden biri.

 Geçmiş yıllarda BAT Türkiye’de yapısal bir mentorluk programı uygulamayı denedik. Mentor ve menti havuzunu İnsan Kaynakları Departmanı olarak bizler belirliyor ve bazı kriterlere göre mentilerin tercihleri doğrultusunda eşleştirmeleri yapıyorduk. Ancak program bir türlü istediğimiz verime ulaşamıyordu. Özellikle mentilerin programı sahiplenmeleri ve hayata geçirmeleri adına aksaklıklar yaşıyorduk.

Bunun nedenlerini araştırdığımızda gördük ki;

– Çalışanlarımızın zaten kendilerine yakın buldukları yöneticilerden seçtikleri koçları, mentorları, abileri, ablaları var.

– Bizim bu doğal sistemin üstüne, yapısal bir mentorluk sistemi oturtmaya çalışmamız gereksiz bir çaba ve çalışanın kendisinin sahiplendiği ilişkiler kadar etkin değil.

Bu yüzden son iki yıldır yetenek gelişim ajandamızdan yapısal mentorluk programını çıkardık. Mentor-Menti ilişkilerini doğal gelişimine bıraktık ve ‘ihtiyaç bazlı’ İnsan Kaynakları danışmanlığı ile de destekledik . Dönem dönem;  yöneticilerimiz mentorluk yetkinliklerini geliştirmek isteyebiliyorlar.  Ya da mentiler “ben kendime içeriden bir mentor seçeceğim.. Bana A kişisini mi B kişisini mi önerirsiniz?” diye fikir almaya gelebiliyorlar.

Ve… Memnuniyetle gözlemliyoruz ki mentorluk kültürü şirket içinde sağlıklı bir ağaç gibi organik, kendi doğası içinde büyüyor, dallanıp budaklanıyor, kökleniyor… BAT Türkiye çalışanlarının böyle informal bir programı tercih etmelerinin ana nedeni ise ‘Şirket Kültürü’: Hiyerarşiden uzak, hanım ve bey kavramlarının yer almadığı, bireysel gelişimden çok beraber gelişmeye inanan, sosyal networking’in çok yaygın olduğu bir kültür.

Özetle; size sağlayacağı müthiş tatmin ve yüksek enerji nedeniyle STK’larda ya da kurumlarınızda mentorluk yapmanızı mutlaka öneriyorum. Ayrıca kurumlarda mentorluk sistemlerinin oluşturulması sırasında şirket kültürüne uygun programların tasarlanması gerektiğinin altını çizmek istiyorum.

No Comments

    Leave a Reply